29 Kasım 2013 Cuma

Psychédelia Müzik Ödülleri: Yılın En İyi 100 Albümü (Vol. 1)

Durup durup kendime iş çıkarmamın sene sonuna tekabül eden versiyonu "yılın albümleri" olayım, hem biraz kendime not hem de denk zevklerle keşif alışverişi yapmaya dayanıyor. İlk kez geçen sene Top 40 gibi gudik bir sayıyla düzenlediğim sene sonu liste çılgınlığını bu sene 100'e çıkararak bir yerlerde kelebeğe kanat çırptırmış olabilirim. İddia bendense elbet katılıp katılmamak sizden.

Öncelikle, her sene sarf etmeye pek bayıldığımız üzre, bu sene de harikulade bereketli bir müzik yılıydı. Gerek nicedir beklenen albümlerin boy göstermesi, gerek bu -kimi- boyların gösterdiğinden de fazlasını vaadetmesi bakımından henüz bir albümü tam anlamıyla özümseyemeden bir öteki "raflardaki" yerini aldı. Kıştan çıkmanın, bahara girmenin, yazı kucaklamanın ve tekrardan kışa hazırlanmanın teker teker nota ve hissiyat karşılıkları olarak 2013 müziği, özelinde "indie" ruhunu resmen ihya etti kendi adıma.

Bu 100 albüm nasıl oluştu? Her liste, listeyi yapanın izleme, okuma, dinleme vb pratiklerine ama daha çok "özümseme" prensibine dayanır malumumuz. Tüketme niceliği, sıklığı, yoğunluğu genelde -tanıdıkların sıkça sorduğu üzre- 87. sıradaki maddeyi 86 ve 88'den ayırır bir şekilde. Baktın ayırmıyor; sözkonusu 87, yine listeyi yapanın albümle tanıştığında içinde bulunduğu zaman ve mekanı da fazlasıyla baz alarak zaten kendiliğinden 87'leşiyor. Böylece, bu sene tam anlamıyla hakim olup dinleyebildiğim ve tükettiğime inandığım 200 küsür indie albüm de kendi kendisini eritip, eğip bükerek 100'e evrilmiş oluyor. Hani sözgelimi, bana yapacak pek de bir şey kalmıyor.

Listeye geçmeden önceki son paragraf nezdinde bahsetmek istediğim bir önemli husus da, liste dışı kalmış bazı isimler. Bu albümlerden bir kısım şarkıyı severek dinlemiş olsam da haklarında yeterli gerekçeyi çıkaramamam sebebiyle "öylesine" koymak istemedim. Bunlardan belki en önemlileri Pearl Jam ve Kings of Leon'un yeni albümleri. Kaldı ki KoL'u hiçbir zaman tam anlamıyla sevemedim; hatta müziğini bu kadar düz ve kuru bulduğum çok az grup var afedersiniz. Lakin son albümleri bendeki bu algıyı kırıp 2-3 döndürttüyse de eşik duvarlarıma çarparak can verdi ne yazık ki. Bağzı eşikler. Pearl Jam, Morcheeba, mum, Beady Eye, The Joy Formidable, Loon Lake ve birkaç ismi daha artık soundlarına yetememem, ilk seferden fazla döndürme ihtiyacı hissettirmemeleri gerekçesiyle kendime yakın listeye uzak tuttum maalesef. Diyelim ve...

Bugün başlayıp haftasonunu atlayarak önümüzdeki Çarşamba bitecek şekilde, gerisayım 4 günün sonunda birinciliğe uzanarak sona erecek. 4 parça şeklinde yayınlanacak olan liste, 100-76, 75-51, 50-26 ve 25-1 kısımlarından oluşacak. Öyleyse, let's rock'n roll.

100 - 76


100. The Polyphonic Spree

Yes, It's True.


Ülke: Amerika | Tür: Psychedelic | Çıkış Tarihi: 6 Ağustos

Neden listede? Yazı kapatırken grupla tanışmamın üzerine henüz ilk dinleyişte kendine aşık ettiği için. 
Neden dinlenmeli? 80'lerin rock sound'unu, koronun ve saykedeliğin gücü adına kullanabildiği için.

99. Alela Diane

About Farewell


Ülke: Amerika | Tür: Folk | Çıkış Tarihi: 30 Temmuz

Neden listede? "Veda Hakkında" olması yeterli bir sebepken yetmiyor, şarap açtırıyor şair.
Neden dinlenmeli? Ayrılmayı da aşktan sayması gibi klişe bir münasebetten.

98. Bliss

So Many of Us 


Ülke: Danimarka | Tür: Ambient | Çıkış Tarihi: Mayıs

Neden listede? Ambiyans müziği tekrara düşmeden özgünce ve kısa aralıklarla üretebildiklerinden.
Neden dinlenmeli? Bazen duyguyu liriğin değil, salt enstrumanın vermesini isteyebileceğinden.

97. Frankie Rose

Herein Wild


Ülke: Amerika | Tür: Electronic | Çıkış Tarihi: Eylül

Neden listede? Beni Dum Dum Girls'den bu yana hiç şaşırtmamasından ötürü. Ve, muazzam vokal.
Neden dinlenmeli? Çünkü astral seyahati seviyoruz.

96. Moby

Innocents


Ülke: Amerika | Tür: Electronic | Çıkış Tarihi: 1 Ekim

Neden listede? Eski cazibesi kalmasa da elektronik müziği halen dinlenebilir kılanlardan olduğu için.
Neden dinlenmeli? Hem bildiğimiz Moby olduğu, hem de bu sene bu albümün pek alternatifi olmadığı için. 

95. Yuck

Glow & Behold


Ülke: İngiltere | Tür: Indie Rock | Çıkış Tarihi: Ekim

Neden listede? Son yıllarda irili ufaklı çok fazla güzel iş çıkardıkları için.
Neden dinlenmeli? Kendilerine has bir üzme ve sevindirme yöntemleri olduğu için.

94. Minks

Tides End


Ülke: Amerika | Tür: Alternative | Çıkış Tarihi: 6 Ağustos

Neden listede? Cure, My Bloody Valentine, New Order gibilerine bolca selam çaktıkları için.
Neden dinlenmeli? MBV ve Wild Nothing bu sene iki albüm çıkarmış gibi hissetmek için.

93. Grouper

The Man Who Died in His Boat


Ülke: Amerika | Tür: Alternative | Çıkış Tarihi: 4 Şubat

Neden listede? 2013'ün kimseye bir hayır getirmeyeceğinin habercisi olduğu için.
Neden dinlenmeli? Liz Harris şahanesini, Xiu Xiu ortaklığından sonra bir de solo dinleme kafaları için.

92. MGMT

MGMT


Ülke: Amerika | Tür: Psychedelic Rock | Çıkış Tarihi: 7 Eylül

Neden listede? MGMT'yi kariyerleri boyunca beri gözümüzün önünde, elimizin altında tutmak için.
Neden dinlenmeli? Başlarda nefret edilen bir albümün zamanla bünyeye tesirine şahit olmak için.

91. Goldfrapp

Tales of Us


Ülke: İngiltere | Tür: Dream Pop | Çıkış Tarihi: 6 Eylül

Neden listede? Olmasaydı kabusum ve lanetim olacağı için.
Neden dinlenmeli? Bu kadının (ve sound'unun) en başından beri bir eşi benzeri olmadığı için.

90. IAMX

The Unified Field

Ülke: İngiltere | Tür: Synthpop | Çıkış Tarihi: 22 Mart

Neden listede? Chris Corner hayatlarımıza musallat oldu olalı kendine hep kulak açtırabildiği için.
Neden dinlenmeli? Cin olmadan da adam çarpmaya emsal teşkil ettiği için.

89. Suede

Bloodsports


Ülke: İngiltere | Tür: Alternative Rock | Çıkış Tarihi: 18 Mart

Neden listede? Hala yaşadıkları için?
Neden dinlenmeli? 2013'ün her gününü biraz Breakfast Club, biraz High Fidelity yaptıkları için.

88. Scanners

Love is Symmetry


Ülke: İngiltere | Tür: New Wave | Çıkış Tarihi: 11 Haziran

Neden listede? Her ne ve nasıl yaptırlarsa bütün yaz kulağımda yaşadıkları için.
Neden dinlenmeli? Kurulalı 10 yıl olup az sürede öz iş yapabilen grupları dinlemek gerektiği için.

87. Lorna

Heart of Wire


Ülke: İngiltere | Tür: Dream Pop | Çıkış Tarihi: 26 Mart

Neden listede? Kış kalsam mı gitsem mi derken çıkagelip hayatı instagramlaştırdığı için.
Neden dinlenmeli? Çünkü içinde As She Goes By barındırması yeterli bir neden.

86. Clem Leek

Rest


Ülke: İngiltere | Tür: Ambient | Çıkış Tarihi: 20 Şubat

Neden listede? Ekolu ambiyans müziğin giderek hayatımdaki yükselişinde bayrakla koştuğu için.
Neden dinlenmeli? Çünkü iyi bir psikolog şu an en az 300 TL.

85. Club 8

Above the City


Ülke: İsveç | Tür: Indie Pop | Çıkış Tarihi: 21 Mayıs

Neden listede? Last.fm'in yıllardır bana kazandırdığı en iyi şeylerden biri olduğu için.
Neden dinlenmeli? Her dinleyenine kendi nedenini verebilen acayip bir albüm olduğu için.

84. Saturday Looks Good to Me

One Kiss Ends it All


Ülke: Amerika | Tür: Indie Pop | Çıkış Tarihi: 21 Mayıs

Neden listede? İçleri ısıtan bir indie filmin müzik formuna kavuşması şerefine.
Neden dinlenmeli? Çünkü hiçbirimiz mükemmel değiliz ve bunu kırmadan söylüyor.

83. British Sea Power

Machineries of Joy


Ülke: İngiltere | Tür: Indie Rock | Çıkış Tarihi: 1 Nisan

Neden listede? Gezi Parkı'nı o dönemde benim için olduğundan daha anlamlı kıldığı için.
Neden dinlenmeli? Klavyeyi vokal ve gitara adeta bir "boss gibi" yedirdiği için.

82. Miles Kane

Don't Forget Who You Are


Ülke: İngiltere | Tür: Indie Rock | Çıkış Tarihi: 3 Haziran

Neden listede? Hala olması gerektiği yerde olmadığı için.
Neden dinlenmeli? Akşam dışarı çıkarken mükemmel kıyafetler seçtirebildiği için.

81. Tiago Iorc

Zeski


Ülke: Brezilya | Tür: Alternative | Çıkış Tarihi: Temmuz

Neden listede? Kuzeyin oğlu değilse de kuzeni olduğu için.
Neden dinlenmeli? Çünkü "bazıları soğuk sever".

80. Hey Marseilles

Lines We Trace


Ülke: Amerika | Tür: Indie Folk | Çıkış Tarihi: Mart

Neden listede? Özlediğim folk'u, özlediğim indie ile bir bilim insanı titizliğiyle birleştirebilmesinden.
Neden dinlenmeli? Günü güzel doğurup güzel batırabildiği için.

79. Matt Costa

Matt Costa


Ülke: Amerika | Tür: Indie Rock | Çıkış Tarihi: 8 Şubat

Neden listede? "... ve ilk 20'de değil?" şeklinde devam etmesi gereken soru (olduğu için).
Neden dinlenmeli? Yılın belki de en naif, en "olduğun gibi gel"ci babacan albümü olduğu için.

78. The Veils

Time Stays We Go


Ülke: İngiltere | Tür: Alternative Rock | Çıkış Tarihi: 29 Nisan

Neden listede? Benzer sound'daki çoğu türevinden bu sene de ayrılmış oldukları için.
Neden dinlenmeli? Albüme kesif bir "doğayla raks edelim" hali hakim olduğu için.

77. Psapp

What Makes Us Glow


Ülke: İngiltere | Tür: Indie Pop | Çıkış Tarihi: 11 Kasım

Neden listede? Birçok dizide duyup da aramak için dağları deldiren çoğu şarkıyı yaptıkları için.
Neden dinlenmeli? Listede olma sebebine ek olarak tam bir "feel good" şaheseri olmasından.

76. Villagers

{Awayland}


Ülke: İrlanda | Tür: Indie Folk | Çıkış Tarihi: 14 Ocak

Neden listede? İrlanda'nın rüzgarına yılın iki kışında da suratımızı yalattığı için.
Neden dinlenmeli? (Sanki) Grizzly Bear ile nöbetleşe albüm çıkardıkları için.



İçin de için.



75 - 51 kısmı, Pazartesi günü yayında olacak... 























2 Aralık 2012 Pazar

Django Unchained Soundtrack

Sinemadan aldığım literal anlamdaki ayinsel tadın en büyük besleyicisi, yetiştiricisi ve bugüne taşıyıcısı olan QT, sonunda yıllardır istediği, tüm kariyerini esinlenerek üzerine kurduğu western janrıyla bu ay (bizde Ocak ayında) perdeleri toza, çamura ve kana bulamaya geliyor. Bilindiği üzere, tüm filmlerini, zamanında izleyip baştacı ettiği ve sinema yapmasını sağlayan filmlerden ödünç aldığı müziklerle bir nevi tarihi kendi postmodern dili ve el maharetiyle alternatif bir tekerrüre uğratıyor. Özellikle Ennio Morricone hayranı olan bu öte-evren zeka, Django'da da (cengo okunur) bolca spagetti altyapılı bir konsepti esas almış gözüküyor.

Geçenlerde açıklanan soundtrack listesinde, kendi favori vinyl plaklarından derleyen Tarantino'nun, büyük ihtimal filmde de sıkça gönderme ve referanslarına rastlayacağımız üzere Two Mules for Sister Sara (Don Siegel, 1970),  Lo Chiamavano King (Giancarlo Romitelli, 1971), Django (Sergio Corbucci, 1966), Under Fire (Roger Spottiswoode, 1983) gibi filmler görüyoruz. Ayrıca önceki filmi Inglorious Basterds'da da şaşırtıp gülümsetti gibi, yine Kill Bill vol.1'dan bu sefer I Giorni Dell'Ira dinleyeceğiz.

Adamın filmlerini beklemekten helak olarak geçirdiğim ömrümün yine en sevdiğim arifelerinden biri olan bu dönemi en azından filme kadar tracklist'ten birkaç şarkıyı dinleyerek hafifletetebiliriz diye düşündüm. Ve müzikleri dinleyerek şimdiden o kol kemirten sahneleri görür gibi oldum...


Tracklist

1. Winged
2. Django (Main Theme) Luis Bacalov, Rocky Roberts
3. The Braying Mule Ennio Morricone
4. In That Case, Django, After You...
5. Lo Chiamavano King (His Name is King) Luis Bacalov, Edda Dell'orso
6. Freedom Anthony Hamilton, Elayna Boynton
7. Five-Thousand-Dollar Nigga's and Gummy Mouth Bitches
8. La Corsa (2nd Version) Luis Bacalov
9. Sneaky Schultz and the Demise of Sharp
10. I Got a Name Jim Croce
11. I Giorni Dell'ira Riz Ortolani
12. 100 Black Coffins Rick Ross
13. Nicaragua Jerry Goldsmith, Pat Metheny
14. Hildi's Hot Box
15. Sister Sara's Theme Ennio Morricone
16. Ancora Qui Ennio Morricone, Elisa
17. Unchained (The Payback / Untouchable) James Brown, 2Pac
18. Who Did Do That to You? John Legend
19. Too Old to Die Young Brother Dege
20. Stephen the Poker Player
21. Un Monumento Ennio Morricone
22. Six Shots Two Guns
23. Trinity (Titoli) Annibale E I Cantori Moderni








13 Kasım 2012 Salı

2012 Indie / Rock / Alternative Top 40 Albüm Part 3

10. Grizzly Bear - Shields


Aslında bu sefer albüm bazında uzun bir süre içine girilmesine izin vermeyen zor bir deneyim vaad ediyor "ayılar". Elbette Yet Again gibi güzelliğiyle son yılların en mahveden şarkılarından birini, Half Gate, Gun-Shy, Sleeping Ute gibi müptela şarkılar bayrak sallıyor ama kendisini ne kadar uzun dinletir, aratır bilinmez. Yine duygusal sebeplerden ve Yet Again'in başlıca sebep olma potansiyelinden ötürü tapten'e giriyor bir şekilde.

9. Antony and the Johnsons - Cut the World


Antony bu dünyanın başına gelmiş geçmiş en iyi şey olabilir, iddiaysa iddia. Bu yaz Harbiye'deki konserinde söylediği şeyler üzerine nasıl daha onu evrenin başbakanı seçmiyoruz, akıl almıyor (paradoks). Gerçi adam iktidar olgusuyla çakışırken öyle bir durumda ona epey kötülük yapmış olurduk sanıyorum. "World is feminine" temalı konuşmasıyla yerden yere çarpması bir tarafa, konseri "vurulduk ey halkım" ile açması başlı başına "korkunçtu". Albümün açtığı yaraları, eski şarkıların yeniden orkestral düzenlenmiş versiyonları derken yeni yeni sardığım şu günlerd... Yoo gerçi, niye sarmak? Albüm onlar orada kalsın, onlar oradalıklarıyla güzel diyor. 

Fotoğraf bu yazki konserden, oturduğum yerden.

   
Başyapıt Cut the World şarkısının Willem Dafoe'nun oynadığı omfg klip:

                       

8. Fanfarlo - Rooms Filled with Light


Bir diğer kaymak albümümüz. Albümde kullanılmamış enstruman yok zannediyorum ki. Trompetlerden saksafonlara, piyanodan yaylılara; elektronikten dream-pop'a, her şey var. Sabaha karşı bir şey için oturmak zorunda kalmışsanız yahut öylesine uyku tutmamışsa, asap bozukluğunu silip süpürüyor anında; o sırada uyuyan herkes çok şey kaçırıyor zira. Masal gibi Tunguska şahsi favorim, ama öyle bir albüm ki, herkese birer-ikişer favori çıkar illa. 


7. Lana Del Rey - Born To Die (The Paradise Edition)


İlk hali Born To Die, tarihin en "boş yok" albümlerinden biriyken şimdi bir de başımıza Cennet Versiyonu çıkardılar. İki discten oluşuyor, ilk disc ilk çıkanın aynısı; ikinci de tamamen yeni 5-6 şarkıdan oluşuyor. Ki o da 1-2 dinleyişte kendisini satıyor. Efendim, kadın hakkındaki düşüncelerimi Top 100 listemdeki Summertime Sadness birinciliğinde dillendirmiştim. Başından beri takip edenlere temcit pilavı olmasın o yüzden. Sadece aşırı seviyor ve ailecek destekliyoruz diyelim.

6. Band of Horses - Mirage Rock


Hiç mi hayalkırıklığına uğratılmaz? Bir tane de mi adam-sen-de albümü yapılmaz? Uğratmıyorlar, yapmıyorlar. Knock Knock başta olmak üzere, bir Eray Harikalar Diyarında albümü olmuş. Ellerinizden öpüyorum atların efendileri.

5. Regina Spektor - What We Saw from the Cheap Seats



Adaya düşsem yanıma alacağım üç şeyden biri bu kadın. Albümün en sevdiğim şarkısı Don't Leave Me (Ne Me Quitte Pas), aynı zamanda birçok albümün de en iyi şarkısı olabilme "imkansızlığını" taşıyor. Yani, böylesi genel ve basit bir dert ancak bu kadar neşeli, smart-ass ama bir o kadar hüzünlü ve kapsayıcı anlatılabilirdi. Tam da bir terk edilişimin üzerine çıkmasıyla ise seneye damgasını daha o vakitler vurdu. Albümün tamamı film olsa sinemada gidilir, resim olsa sergide gezilir, adanın kendisi olsa düşülür. 


4. Air - Le Voyage dans La Lune


Aşağıda albümden paylaştığım şarkıyı kesin surette dinlemenizi tavsiye ediyorum. Böylelikle bir şarkının insanı Ay'a kadar götürüp getirebilme kapasitesine tanık olacağınıza söz veriyorum. İsmini ve cismini Melies'nin aynı isimli filminden alan albümün tamamı uzay boşluğunda salınırken "Armstrong'un ezan sesi duyması gibi" duyulabilecek gerçeklikte. Yarı masal yarı bilimkurgu. Toplamlarıysa leziz Parade, Seven Stars, Astronomic Club, Lava, Moon Fever ve dahası...


Bu yıl üçüncülük ile ikinciliği ikişer albüm paylaşmaktadır. Deal with it :(

3. The Maccabees - Given to the Wild


Bunlar suya götürür susuz getirir, ya da buna yakın bir laf vardı, o. Bu albüm hakkında ne kadar çok şey söylersem o kadar çok paranoya yapacağım okudu-okumadı davasına. Gerek görmüyor, mümkünse en azından sizi gerçek olamayacak kadar güzel Feel to Follow ile başbaşa bırakıyorum.


3. Sigur Rós - Valtari


∞

                              Sigur Rós: Varúð from Sigur Rós Valtari Mystery Films on Vimeo.

2. Sufjan Stevens - Silver & Gold: Songs For Christmas



Albüm çok yeni olmasına ve Christmas konsepti taşımasına rağmen bir şekilde o cümbüşüyle anında çarptı, evde ateşli çember içinden aslan falan attırdı. Tek kelimeyle, bayıldım!

2. Leonard Cohen - Old Ideas


Albüm ismiyle müstesna, eskilerden ninniler akışıyla giden, beş çayı modunda tınlayan, her anıyla olgunlaştıran, geçmişe ve geleceğe dair sorgulatan, içi seni dışı beni yakan harikulade bir Leonard Amca denemesi. Helali hoş olsun.

1. Red Hot Chili Peppers - I'm With You



In RHCP we trust... Santral'daki konserinde 1. kategoride ekrandan izleyen ilk insanoğlu olmamıza rağmen, hayatımda gittiğim en kepaze organizasyon olmasına da rağmen, şaka maka yıllarca her sene beklemekten rengimizin attığı, ha geldi ha gelecekler diyerek yaşlandığımız ve el nihayet kavuştuğumuz minyatür allahlar süper eğlendirmişlerdi. Albüm ise her şarkısıyla ayrı bir gökten inme. "Çocuklarım gibi sevdiğim" ve ayıramadığım 14 şarkıdan illa ki yaz boyu göbek attığım Did I Let You Know'a biraz torpil geçeceğim. Kazananımız olan bu gruba aşağıdaki can sıkıntısı ürünü olan "Eray'ın RHCP ile imtihanı" adlı enstalasyonu armağan ediyorum.




Not: Görüyorum ki Sonic Youth, Porcupine Tree gibi aşklarım da yeni albüm çıkarıyorlar yakında. Listeyi biraz erken yapmamdan kelli artık onları ya ayrı incelerim ya da seneyeki listenin sonuna eklerim. O halde tekrar görüşmek üzere müzik dostları.

40-30 / Part 1 http://saykedelikdusler.blogspot.com/2012/11/2012-indie-rock-alternative-top-40.html
29-11 / Part 2 http://saykedelikdusler.blogspot.com/2012/11/2012-indie-rock-alternative-top-40_12.html
Yılın En İyi 100 Şarkısı http://saykedelikdusler.blogspot.com/2012/11/yln-en-iyi-100-sarks.html

12 Kasım 2012 Pazartesi

2012 Indie / Rock / Alternative Top 40 Albüm - Part 2

29. Jens Lekman - I Know What Love Isn't


Yılın belki de en soft, sempatik albümü. Ne zaman sinir harbine dönsem açarım ve 90 derecede beyazlarla yıkanmış gibi olup çıkarım. Aslında birkaç yıl öncesinin Paolo Nutini vakası gibi tanımlasam abartmış olmam. Candy ayarında birkaç şarkı var bu albümde de. Ve genel olarak, gündoğumu ve günbatımı şarkıları... Erica Amerika bu dünyadan değil.


28. Soundgarden - King Animal


Chris Cornell'in hiç eskimeyen ve yaşlanmayan karakteristik sesi yine 13 şarkılık albümü başlı başına iyi yapmaya yetiyor. Sıkmayan, her şarkıda biraz daha genleşen bir albüm olmuş King Animal. Been Away Too Long, Eyelids Mouth, Worse Dreams gibi hitler de varken barlarda yıllarca çalınmaya müsait birçok şarkı mevcut. Bu sefer ağır rotasyon bass kullanılan albüm, yılın şüphesiz en -yeni- kulak pası gidericilerinden.

27. Chairlift - Something


Kadın-erkek düetli birliktelikler son yıllarda çok iyi sonuçlar veriyor. Princess Chelsea, Mates of State, The xx, Belle and Sebastian, Jenny and Johnny gibi uzattıkça uzatılabilir. Chairlift henüz bu saydıklarımın etkisinde değiller ama bu albüm ileride çok iyi işler yapacaklarının teminatı niteliğinde. Tam bir yaz albümü olarak çeşitli ev içmelerine hatrı sayılır sponsorluğu olmuş, oldurmuştur. Guilty as Charged favorim.

26. Metric - Synthetica


Elektronikle ağlatmak marifet olsa gerek. Harika liriklerle ekolu elektronik sound birleşince ortaya bu muhteşem albüm çıkmış. En iyi 100 şarkı listemde albümden Artificial Nocturne 100. sırada bulunsa da Dreams So Real, Breathing Underwater gibi yatakta yuvarlanmalık, dağda bayırda koşmalık duygu bütünlüklü şarkılar daha ağır basıyor sanırım bende. Yılın en koleksiyona değer albümlerinden kesinlikle.

25. Sharon van Etten - Tramp


Geçtiğimiz haftalarda İstanbul'a gelip beni çatım çatım çatlatmış bu güzide kadının albümü, tam da efsunlu gece yarılarında büyülenmek için birebir. Hatta net bir ifadeyle bulutlara gidiş-dönüş bileti. Serpents radyolarda çalsın etsin ama ondan çok daha yürek dağlayan, içe sızan, içte büyüyüp yücelen şarkılar var. Şu listede mutlak surette edinilmesi, döndürdükçe keşfedilesi albümlerden. Yine de fazla kişisel olduğunu, herkesin beğenmeyebileceği ihtimalini hatırtlatmakta fayda var.

24. Gazpacho - March of Ghosts


Gazpacho'yu ilk 2007 çıkışlı Night albümüyle tanımıştım. İçinde boğaz kenarında rakıyla da gidecek, karlı bir günde cam önünde sıcak şarapla da gidecek şarkılar barındırması bakımından son derece eklektik bir toplamaydı. İnanılmaz keman soloları, ritm kullanımı ve doğu-batı karması entrumanlarıyla bir gruptan bekleyebileceğim her şeyi sunuyordu. Bu yılın sonlarına doğru çıkan bu albüm de yine zihin açıcı, yürek tırpanlayıcı, yol güzelleştirici.


23. Kaiser Chiefs - Start the Revolution Without Me


On the Run ile çıkmayı tercih etmişler bu albümde ama Heard it Break, Things Change, When All is Quiet gibi şahane rock/elektronik şarkılar ortalama bir kulaklığı bile boost yapmaya yetiyor. Bu grubun sound'unu hep Kasabian ile benzeştiririm ama Kasabian çok daha aşmış yutmuş bir albüm çıkarmıştı geçen yıl. Yine de ona çok yaklaşan, mükellef bir dinlence olmuş.

22. The Raveonettes - Into the Night


2007'den beri takip ettiğim bu en anlamlı gürültücüler, bir süre sonra baş ağrıtmaya yeltense de yalnızca 5 şarkılık yaptıkları bu albümleri ilk kez rahatsız etmedi. Dahası, sevdirdi, eşlik ettirdi, mutlu hissettirdi. Albümle aynı adı taşıyan şarkıları birkaç gün dinlemezsem özlediğim, sevgili gibi yatıp kalktığım, zihinde bir sürü film sahnesi çektiğim favorim oldu. Güzel olduğu kadar ukala, leziz olduğu kadar progresif bir albüm kısaca.

21. Jack White - Blunderbuss


Ne yalan söyleyeyim, bu herifi pek sevmiyorum. Kardeşiyle yaptığı işleri lise yıllarında severdik ederdik de, hep onları aşamayan sakillikte tınlamaya başladı bana. Ama bu sefer ikna olmakla kalmayıp, albümü 8. kezler çevirirken buldum kendimi. Love Interruption, Freedom at 21 gibi fecaat huzur enjekte eden iki single barındıran bir albümden bahsediyoruz en kötü ihtimalle. Sözün özü, hadi yine iyisin Jack.

20. The Killers - Battle Born


Ne desem az; The Killers şu jenerasyonun en sağlam gruplarından. Deliler gibi beklediğim bu albümden umduğumun kat be kat iyisini buldum diyebilirim. Neredeyse boş yok. Runaways gibi birkaç şarkı resmen Depeche Mode'lara, A-ha'lara, Deep Purple'lara saygı duruşu niteliğinde. Favorimse, 100'lük listemde de olan, Deadlines and Commitments. Iskalamayınız.

19. Green Day - ¡Uno! / ¡Dos! / ¡Tré! 


                                                   

Keşke tüm müzik sektörü bu adamları örnek alsa, bir çıktı mı tir çıksa, beş-on tane discle çıksa; bir dahakine kadar bir boy büyük alınıp seneye tekrar giyilebilse. Resmen manifesto kılıklı bu üç disc, her biri birbirinden "fena" şarkılardan oluşuyor. Oh Love, Amy en-en'lerim şimdilik, ama albümün ömrü uzun. Tak çıkar, sıkıl özle, tak çıkar. Uno. Dos. Tre. 1. 2. 3. Başka söze de lüzum yok.

18. Bat For Lashes - The Haunted Man


En sevdiğim üç-beş kadın vokalden biri olabilir. Hassas vurgularıyla, okşayan gırtlağıyla, dalgalanıp da durulan sample'larıyla kulaklara bir lütuf resmen. Lakin... Bu albümü çok da beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Tekrar tekrar döndürülecek şarkı çok az. Narrative bir şarkı, yakalayıp götüren bir nakarat falan neredeyse yok. Sadece, çıkış şarkısı da olan All Your Gold'u saymak çok acı. Listedeki işi de tamamen duygusal sanıyorum. Yine de sevenleri olarak çoktan hatmettiğimizi düşünüyorum, çıkışının (ya da nete düşüşünün) 1. ayında.


17. The Twilight Sad - No One Can Ever Know


Bu sene beni en etkileyen erkek vokal diyebilirim çok rahatlıkla. Yalnız albümün tamamen nasıl bir anınıza denk gelmesiyle de epey alakalı bir beğeni durumu var ortada. Çünkü itici ve agresif sularda epey gezinen bir tempo sözkonusu. Geçen haftalardaki Babylon konserine gidemedim, ama ihya olup çıkanlar kadar sesi düzgün alamayanları ve sövenleri de okudum. Her halükarda bu albüm canlı dinlenecek kadar trans haletiyesinde. Sick resmen hayvan gibi güzel!

16. Patti Smith - Banga


Bir diğer "herkese göre değil" albümü daha. Tam da Çoluk Çocuk'u okurken çıkagelen Banga günlerce başımı döndürdü ve kesinlikle daha çok dinlenmeyi hakediyor. Yalnız şu var ki, odanızda yazarken, sudoku çözerken, tırnak keserken falan dinleyebileceğiniz bir albüm. Köşeyi dönünce neyle karşılaşılacağı belli olmayan, hafif tekinsiz, hafif saykedelik, bütünüyle alternatif, dahası "bu mal bir harika dostum" refakatçisi de olabilir. Canına sağlık Patti, Patti'miz. Ayağınızın alışması bağlamında April Fool'dan başlayın derim.

15. Yasemin Mori - Deli Bando


Tek konuşma organı müziği olan Yasemin hanımkızımızın dertleri bu sefer çok daha karanlık, isyankar ve sürreal. İlk albümün zamansızlığı (bir ömürlük oluşu) üzerine eylülümüzü kurtaran, düzenlemeleri ve albüm dizaynı bakımından da ayakta selam durduğum Deli Bando'nun özgün bir kafası var. Hala da itebilmiş, kaçırtabilmiş değil. Albüm adını taşıyan şarkıdan Geronimo'ya kadar, zihnin karanlık köşelerinde volta attıran "budur" bir yerli albüm netice olarak.

14. Brian Eno - Lux


Hayal dünyasıyla işi olmayanlar, her biri yaklaşık 20'şer dakika olan 4 şarkılık Lux'dan uzak dursun, net. Evet bu kadar. Ah, c'est exectiment pour moi.

13. Mumford & Sons - Babel


Mahalleye taverna gelmiş grubu olan bu cicişlere, bastıkları her notaya aşığım. Country'nin bokunu çıkardıkları da olmuyor değil ama böyle country'e geberebilirim. Babel isimli ilk şarkıdan sonuncuya, ilk albümü katlayarak coşturayazan, ağlata-da-yazan bir "siz türkler ne der" dumurluğu. 

12. Jason Mraz - Love is a Four Letter Word


Eğlenilecek değil, evlenilecek adam olan Jason'ımızın bu dumanı üstünde halen tüten albümü yeri geliyor tımarhanelik raddede köynürterek ağlatıyor, yeri geliyor oturmaya mı geldik diyor. Living in the Moment ile "hayat sevince güzel ayşecik'i" olmuşken bir bakıyorsunuz I Won't Give Up ile "neşeli günler adile naşit'i" oluyorsunuz. Aslında tam bir pop albümü sınıfına uyuyor ama ona bakacak olursak bu adamını müziğini hiçbir sınıfa sokmamamız, darlamamamız, sınırlamamamız gerekiyor. Yıl bitmeden edinin, 1 saat içinde tüm duygu çeşitlerinin adamı olun.

11. Placebo - B3


Bir zamanlar dini inancım olan bu adamlar yılın en güzel sürprizlerinden birini yaparak çıkardıkları bu 5 şarkılık EP, albümün tamamına kadar ağza bal çalıyor alasından. Bir önceki albümleriyle aram iyi olmadığından ve yaşlandıklarını düşündüğümden hiç umudum yoktu ama gün gibi doğdu bu ara hayatıma "all in one" şahanesi B3. O zaman size biricik The Extra'dan şu mısralarla veda ediyorum şimdilik: 

If I am an extra in the film of my own life
Then who the hell is the director
If I am an extra in the film of my own life
Then would someone please turn of the camera’s




Listenin 10-1 kısmı çok yakında yine bu kanalda müzik dostları. Hatta kalın...


Yılın En İyi Albümleri

Normalde her yıl kabaca o yıla dair birkaç kelamla girizgah yaparım ama bunu bu yıl Sylvia Plath'e yaptıracağım. Konuş canım: "If I...